Salı , 15 Ekim 2019

” BENİ BEN DE ARAMA….” PSİKOMAT ADAM YAZIYOR….

Çok ama çok uzun zaman geçti…şöyle bir ağız tadı ile Beykoz muhabbeti yapmadığımız anlarda köprünün altından ne sular geçti…beni Erha-Beykoz’un kurulduğu ilk günlerden itibaren değişik köşe yazılarım ile tanıyanlar olacaktır…hayat matrak bir bakış atalım niyeti ile Psiko-Mat Adam ismi ile birçok yazılarımız yayınlandı…

Aman ha Psikopat ile karıştırmayınız…bundan böyle yeni serüvenlerimizi Beykoz Haber 1908 adresinde yayınlayacağız…günlük hayattan muziplikler yapacağız, bilhassa uzmanlık ve merak alanım olan toplu ulaşım araçlarındaki muhabbetlerden izleri sizlere sunacağız…

Bu arada –Yahu sen de nereden çıktın?-diyenler için eski köşe yazılarımızı,  ( http://beykozdansesler.blogspot.com.tr/p/psikomat-adam.html ) adresinden bulabileceklerini söyleyebilirim.

30 senedir tolu ulaşım araçları ile Boğaziçi’nin bir yanından diğer yanına işim gereği gidip durmaktayız. Amanın ne çileli günlerden bu günlere geldik. Daha ikinci köprü yani FSM Köprüsü yapılmamış, 121 Hat Numaralı Mecidiyeköy ve 101 Hat Nolu Beşiktaş Otobüsleri vardı…tıka-basa insan dolu idi…hele yollarda köprü giriş ve çıkışlarında oluşan müthiş trafik nedeni ile insanların ömrü yollarda geçerdi. Neyse ki FSM imdada yetişti de birkaç sene de olsa biraz akıcı trafik görebildik, sonrasında ise aynı çile…

Bu kadar uzun zaman içinde yolculuk yapa yapa gerçekleşen değişimlerin bizzat şahidi de olmadık değil…öyle ki 25-30 sene önce otobüslerde müthiş bir ses, uğultu vardı…hele ki IKARUS marka otobüsün körüklü bölgesi ve en arkalarında hani Dilenci Vapuru diye tanımlanan Beykoz-Eminönü vapurundaki buluşma noktalarının bir benzeri gibi özel kısımlar vardı ! bu bölgeden kahkaha-argo kelime-laf sokma-dedikodu-küfür/kıyamet eksik olmaz idi.

Ön ve orta kısımlarda günün iş yoğunluğu altında bitap düşen Beykozlular olurdu. Birkaç dakikalık dahi uykularına yenik düşüp uyuyakalsalar , arka bölümden aynı anda bir koro misali gelen kahkahalardan dolayı yerlerinden sıçrarlardı…nedense hep bir kurtarıcı beklenirdi…yolu bir gün bu hatta düşen ve bu gürültücü, insanları takmayan, saygısı olmayan kişilere haddini bildirmesi için. Bir anda arka sıralarda kopan bir fırtına ile kafalardan ” İşte kurtarıcımız geldi şimdi” dendiği anda ite kaka ya ilk durakta kendini dışarı zor atan garibanı seyrederlerdi camdan…kurtarıcıları yine fos çıkmıştı…arka sıralarda o anda neşeli mi neşeli anlar başlardı yeni fütursuzca geğiren, bolca sarımsak-soğan kokusu yayan, kimi zamanda o arpa suyunu fazla kaçıranların dayanılmaz kokusu taa ön sıralara, şoför mahalline kadar uzanırdı.

Haa bu Allah’tan Korkmaz, kullarından utanmaz belalı tipler çaktırmadan kaçtı niyeti ile bir de os…. dı ki o zamanlar kar-kış-kıyamet demeden camlar mutlak surette açılır…” La havle ” çekenlerin sayısı katlandıkça katlanırdı. Hey gidi günler hey diyesi geliyor insanın…şimdilerde ise otobüslerde konuşan iki kişiyi görebilene aşk olsun…herkesin elinde akıllı telefonlar hararetli, hararetli tuşlarına dokunup durmaktalar.

Eskiden çok eskiden kart zamparaların, utanmaz tiplerin o dönemlerde çokça satılan affedersiniz açık-saçık hatun resimlerinin olduğu sayfaları  karşısındaki koltukta, bir bazı, kardaş, anne takmadan fütursuzca açıp okumaları ve yan gözle de bu kadın-genç kızları sinsice süzmelerini de çokça gördük. Şimdilerde ise bu gazetelerin yerini akıllı telefonlardaki canlı görüntüleri aldı. Teşhircilik, röntgencilik, ve bilimum ahlaksızlıklar teknoloji, ile yeni bir safhaya ulaştı.

Evet değerli dostlar 25-30 yılda değişmeyen tek şey ye bilinçli, ya da uyku halinde gaz kaçıranların durumu ki biz onu OS2 simgesi ile tanımlamaktayız. Birde şu sigara tiryakilerinin durumu var ki ah ki ah…çoğu zaman kafamdan geçmekte…bir gün otobüse anketörler binse ve sorsalar ” Bugün, bu sabah dişlerinizi fırçaladınız mı ” diye sorsalar. İnanın 100 kişi varsa 10 kişi zor çıkar. Nasıl bir toplum oldu, çağın yeniliklerine balıklama atlıyoruz ancak iş kişisel temizlik ve bakıma gelince aynı tas aynı hamam devam ediliyor.

Bakıyorsunuz yanınızdaki koltuğa full makyaj, moda dergisinden fırlayıp gelmiş görünümlü bir hatun kişi oturmakta…aman Allah’ım ağzından yayılan o koku ne , sigarasını da otobüse binmeden içmiş belli ki….iğrenç mi iğrenç, lağım kokusunu andıran bir koku yayılmakta ortama. Vallahi de billahi de anlayamıyor, nefret ediyorum bu tiplerden…belki 100-200 bin liraya alıp sıktığı parfüm beyhude kalmakta, o lağım kokulu dişleri fırçalanmamış ağızdan yayılan koku yanında.

HABERİ YAZAN YAZARIMIZ: Piskomat Adam

avatar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

192.168.1.1 Router Admin Login