Pazar , 8 Aralık 2019

DOĞAL DÜKKAN İLE SOHBETİN EN DOĞAL HALİ / COŞKUN OKUR

EN DOĞAL SOHBET

Çoktandır kafamda şekillenen bir düşünce idi…geçmiş yıllarda farkı örneklerini keyifle gerçekleştirmiş ve de Beykoz İlçemizde o zaman yayında olan tek Yerel Gazetede yani Beykoz Haberde büyük ilgi çeken seri röportajlar halinde yayınlatıp geniş kitlelerde iz bırakabilmiş idik.

Hatırlıyorum da kimler ile röportajlar yapmadık ki, haa bu arada –Kalpten Beykozlular– adını vermiştim çalışmamıza. Son birkaç senede aynı formata yakın bir yeni bir röportajlar serisi yakalama düşüncesinde idim. Bu projemi paylaştığım birçok dostumdan moral-motivasyon alıp, pozitif enerji yüklemesi de yapılınca –Ya Bismillah-deyip yola revan olduk.

Bu çalışmamızda da çok farklı insanlar ile çok özel ve de doğal röportajlar yapacağız…bu kez elimde soru kağıtları olmayacak, ancak muhatabımız olan kişi yazılı ve görsel ne getirirse başımız üstüne de demekten geri durmayacağız.

Öte yanda hani Doğal, en Doğalından, fabrikasyon olmayan organik bir sohbet olsun istedik ve bunun için de işin özüne uygun bir de röportaj mekanı kendiliğinden aklımıza düşüverdi…Doğal Dükkan…öncelikle Kavacık Orhan Veli Parkı içinde yer alan –Doğal Dükkan– İşletmesine helalinden bol kazançlar dileğimizi iletmek isteriz. Yeni tanıştığımız işletmenin adı gibi, doğal, natural, hoş sohbet bir dost olduğuna kanaat getirdiğimiz Şevket Alaattinoğlu Bey’e de katkılarından dolayı en kalbi duygularımız ile teşekkürlerimizi iletiriz.

Peki ama ilk röportajı kiminle yapacaktır, malum bir işe başladığınızda vereceğiniz ilk izlenim çok önemli ancak biz bu kez akışına bırakma düşüncesinde olduğumuzdan, yanımıza ne bir kayıt cihazı aldık, ne de elimizin altında hazır soruların yazılı olduğu kağıt…sadece sohbetimizden ortaya çıkanları parça, parça not ettiğimiz kağıt-kalem hazırdı.

Malum spor camiasında olan bir isim olarak ilk konuğumuzu da spor camiasından bir isimden seçeyim dedim. Projeme ilk duyduğu andan beri destek veren değerli dostum Paşabahçe Spor Kulübü Başkanımız Coşkun Okur ile Doğal Dükkan’da buluşup çaylarımızı içerek başladığımız sohbetimize, Karadeniz’in Yöresel Yemek çeşitleri ile donatılmış bir masada devam ettik…ardından kaç bardak içtiğimizi bile sayamadığım çaylarımız ile demlenen sohbet anlarına noktayı koyduk.

Peşinen söyleyeyim yıllar sonra bir kez daha başlattığım bu seri röportaj-sohbet anlarının ilkinde hatalarımız varsa affola, heyecanımıza verin diyorum…

Talip ERCAN

 

Coşkun Başkan, öncelikle ilk röportaj konuğumuz olmayı kabul ettiğin için teşekkür ederim…hazır A Takım kategorisinde lig maçlarınız tamamlanmış iken fırsat bulup geldiğiniz için teşekkür ederim. Hani öyle uzun uzadıya bir tanıtım girişi yapmak istemiyorum, kısaca bir kendini tanıtsan….

Ben de ilk röportaj konuğun olmaktan mutlu oldum, İnşallah çok güzel sohbet ortamları yansıyacak. Ben 1975 Doğumluyum ve kendimi bildim bileli futbolun içinde olan biriyim…Soğuksuspor Kulübünde başlayan aktif futbolculuk yaşantımda arada bir sezonluk Çubukluspor maceramı da saymazsam hep Yeşil-Kırmızılı camia içinde oldum. Yıllarca Futbolculuk yaptım, yöneticilik yaptım ve de Allah bana futbolcusu olduğum Kulübe Başkanlık yapma onurunu da yaşattı…

Beykoz İlçemizde Resmi müsabakalarda formasını giydiği kulübe başkan olan yalnız sensin….ilginç ve de gerçekten de onur verici…

Teşekkür ederim…geriye dönüp baktığımda 1996 yılından 2018 Yılına değin geçen bir süreç…Paşabahçespor’un benim hayatımdaki yeri çok farklı. Bu kulüpte çok değerli arkadaşlarım ile birlikte forma giydim, değişik antrenörlerle çalıştık. Şimdilerde farklı bir boyutta görev yapmak ise çok farklı, heyecanlı ama zorlu yılları da beraberinde getirdi.

Yeri Gelmişken sorayım Paşabahçespor’da futbolculuk yapmak mı zordu, yoksa Yöneticilik, Başkanlık mı?

Her bir görevin farklı zorlukları vardı, futbolcu iken yöneticilerimizin, antrenörlerimizin, başkanlarımızın ve de tribündeki taraftarlarımızın beklentilerine cevap verebilmek için varımızı yoğumuzu ortaya koyardık, şimdi ise biz onlardan istemekteyiz. Ancak gerek Paşabahçespor da olsun gerekse de başka bir kulüpte olsun Yöneticilik ve Başkanlık yapmak çok zor…ilk önce bu görevi isteyerek, severek, heyecan duyarak yapacaksınız, heyecanınız kaybolduğu anda ne kendinize ne de kulübünüze bir faydanız dokunabilir.

Peki görevdeki 4 Yılınızda geriye dönüp baktığınızda nasıl bir tablo görmektesin ? hedeflerine ulaşabildin mi? İstene seviyeye kulübünü taşıyabildiğini düşünüyor musun?

Ben Paşabahçespor’da çok başarılı, mutlu, heyecanlı anları yaşadığım gibi üzüntülü, mutsuz anları da yaşadım. Mesela Beykoz İlçesinde Bölgesel Amatör Lige çıkma başarısı gösteren tek kulüp Paşabahçespor olmuştur…

Beykoz 1908 A.Ş. Takımını unutuyorsun…

Evet Beykoz 1908 A.Ş. Takımı da var, 2 sezon Bölgesel Amatör Ligde mücadele etti ancak, onlar TFF 3.Liginden düşerek bu ligde oynadı, biz ise Süper Amatör Ligden çıkarak orada mücadele ettik, yani bu anlamda dediğim gibi tek kulübüz.

O zaman şöyle sorayım Bölgesel Amatör Lig ile İstanbul Süper Amatör Lig arasında ne fark var sence? Ya da Bölgesel Amatör Lig 3.Lig varken gereken bir lig mi?

Öncelikle şunu söylemek isterim ki çok güzel bir yorum getirdin soruda, TFF 3.Ligi varken Bölgesel Amatör Lig gerekli mi…bunu hiç düşünmedim, ancak Bölgesel Amatör Lig gibi dünyada bu kadar saçma, kuralları değişik olan, ligi belki de 3.sırada tamamlamış bir il takımının ligden düşme ihtimalinin olduğu bir lig daha var mıdır? 49 Puan toplamış bir takımın ligden düşüp kendi ilindeki Süper Amatör Lige dönmesine verilebilecek mantıklı bir cevap var mı? İşte biz bunu yaşadık…onca emek, onca akıtılan maddi manevi kaynaklar heba olup gitti. Biz bunun travmasını, ve izlerini halen daha yaşıyoruz.

Paşabahçespor Takımından yetişen Süper Ligde oynamış yetenekli oyuncular gelmekte…sanki son yıllarda Yetenekli-Profesyonel Ligde rahatça tercih edilen futbolcular artık yetişmiyor, bunu senin Yönetimde olduğun dönemi de katarak söylemek istiyorum, sıkıntı nerede, ne değişti?

Bir özeleşti olarak belirtmek isterim ki, başkanlığım döneminde maalesef çok istememe karşın, altyapı yapılanmasına gereken ilgiyi gösteremedik. Bunun birçok değişik nedeni var…göreve başladık Şampiyonluk hesapları yaptık, bütün dikkatimizi oraya verdik, Bölgesel Amatör Lige çıktık, hiçte beklediğimiz bir lig olmadığını o kadar puan toplayıp il kontenjanına takılıp küme düşerek çok acı biçimde yaşadık. Düştükten sonra oynamaya başladığımız Süper Amatör Ligde maddi-manevi çok yıpranmış halde görev almamıza karşın, Süper Amatör Lig Klasman Grubunda oynadık, bu sezon kısıtlı imkanlar ile elimizden gelenin en iyisini yapma gayretinde olduk. Dolayısı ile bu nadan sonra altyapımıza yeniden yoğunlaşmaya başladık. Değerli antrenörlerimiz nezdinde yarınların yıldızları da yetişmeye devam ediyor. Öte yandan tamam eskisi kadar olmasa da yine de profesyonel liglere oyuncular da vermedik değil. TFF 2.Ligine bir futbolcu gönderdik, Fenerbahçespor Altyapısına bir yıldız adayımızı gönderdik. Bu sayıları her sene üstüne katarak arttırma düşüncesindeyiz.

Amatör Spor Kulüplerinde Başkanlık yapmak zor mu?

Tabii ki zor…Amatör Spor Kulüplerinde başkanlık görevine talip olup bunu yapmaya başlamak bir gönül işi, zor ve meşakkatli bir görev. Zaten bu işi sevmediniz mi başarılı olmanız, sizlerden beklenen talebe cevap verebilmeniz mümkün değil. Bakınız bu görevi sadece A Takım düzeyinde gelen başarı ya da başarısızlıklara indirgemek de doğru değil. Ben işimi severek yapıyorum ve de ilk günkü heyecanımdan bir şey kaybetmiş değilim. Bak sana farklı bir bakış açısını getireyim düşünün 8-9 yaşlarında sizlere futbol okulu ile emanet edilen, daha sonra değişik yaş kategorilerinde formanızı giyen futbolcuları 18-19 yaşlarına kadar gelişim süreçlerinde yanlarında olup gözlemlemek heyecan verici. Tamam belki futbolcu olarak hepsi birer yıldız, üst düzey futbolcu olamasa bile Ulu Önder Atatürk’ümüzün veciz ifadesinde yansıtıldığı gibi spor ahlakını almış ailesine ve topluma yararlı bireyler yetiştirdiğimiz düşüncesindeyiz. Bunun haz ve mutluluğunu yaşamak farklı bir duygu. Dolayısı ile Spor Kulüplerini de bir Sivil Toplum Kuruluşu olarak gördüğünüzde çok önemli bir misyona sahip olduğumuz gerçeği ortaya çıkmakta.

Yine farklı bir kulvara geçelim diye düşünüyorum, mesela Beykoz İlçesinde yeteri derecede spor alanı, tesis var mı? Diğer ilçelerle de mukayese ederek buna verecek cevabın ne?

Ben buna içinde bulunduğum futbol camiası olarak bir cevap verecek olursam yeterli tesislere sahip olduğumuz inancını taşımaktayım. Bakınız hepimiz bu camianın içindeyiz, her sezon bir futbol sahasının kapandığına, başka şekilde değerlendirmeye alındığını okuyoruz, duyuyoruz. Beykoz İlçemizde ise sahalarımızda düzenlemeler, yeni ilaveler olmakta. Mesela Çavuşbaşıspor M.Hanefi Dilmaç Sahası, Kavacık 15 Temmuz Şehitleri Stadı toprak zeminlerinden kurtuldu, çok güzel bir suni çime kavuştu. İnşallah Kavacık Tekke Mevki Sahası da devreye girecek. Bu gelişmeleri görmemek mümkün değil. Yeri gelmişken Beykoz Belediyemize ve de Başkanımız Yücel Çelikbilek’e teşekkürlerimizi iletmek isterim. Şu anda İstanbul Amatör Liglerinde Nizami Sahada Futbol oynanan en fazla Stat, Saha Beykoz ilçemizde var.

Beykoz İlçesinde Amatör Spor Kulüplerinde bir ayrışma süreci yaşanmakta…belirgin biçimde de hissedilmekte…nedir ortadaki sıkıntı?

Bu sıkıntının yaşanmasında ana etken son İASKF seçimleri ile başladı…seçimlerde bazı spor kulüpleri mevcut yönetimin karşısına çıkan diğer aday içi oylarını kullandı. Bu zaten en demokratik hak olsa gerek, diğer kulüpler mevcut yönetime oy kullanmış ise nasıl ki saygı duyulmalı diyorsak, biz de başka bir tercihte bulunan kulüplere de aynı saygının gösterilmesi beklerdik.

Yani bunun nedeni İASFK seçimlerindeki tercihler mi?

Bunu sadece oraya bağlamak doğru olmaz…öteden beri birçok kulüp temsilcileri mevcut Beykoz Kulüpler Birliği Yönetiminin çalışmalarını yetersiz bulmakta idi. Birleştirici bir yapı sağlanamadığı gibi şu anki duruma bakıldığında tam zıttı biçimde ayrıştırıcı olunduğunu görmekteyiz. Kulüpler Birliğinin kurulduğu günden beri iyi şeylerde yapılmamışmıdır ki iyi şeyleri takdir etmesini bilmişizdir. Ancak genel manada 19 yılın boşun boşuna geçtiğini düşünüyoruz. İlçe sporuna katkı anlamında değil İASFK seçimlerine odaklı, ve seçimler sonrasında da tabiri caizse onun dümen suyunda giden bir yapıdan bahsediyoruz. Kulüplerin hiçbir sıkıntılarına derman olamamış, hiçbir ciddi proje üretememiş bir yapıdan söz ediyoruz.

Ben ve diğer arkadaşlarım için öncelikli olan konu İASKF değil Beykoz ilçemizdeki kulüplerdir. Haksızlığa uğramış her kulübümüzün yanında olunması gerekirdi ki maalesef bu güne değin bunu göremedik, bu andan sonra her haksızlığa uğramış sıkıntısı olan kulüplerin yanında olacağımızı açıkça beyan ettik, dik bir duruş yapacağımız ifade ettik. Mevcut Kulüpler Birliği Başkanımız aynı zamanda İASKF Yönetiminde de olduğundan çoğu zaman beklenen duruşu sergileyememiştir.

Anladık ki yara bahsettiğiniz gibi bir hayli derinleşmiş…peki bu sıkıntıların düzeltilebilmesi için siz ve sizinle aynı düşüncedeki kulüp temsilcileri ne yaptınız?

Yaşanan sıkıntıların ardından bir bölünmüşlük görüntüsü iyiden iyiye ortaya çıktı, ancak bunun nedenlerini az önce ifade etmeye çalıştım. Biz aynı düşüncedeki kulüp temsilcilerimiz ile devamlı surette istişarelerde bulunduk. Daha doğru, daha güçlü bir yapı nasıl oluşturabiliriz diye çözüm yolları aradık. Bunu zaman içerisinde daha da aktif bir hale getireceğiz.

Yani Beykoz’da ikinci bir BİSK mi ortaya çıktı?

Şu anda kamuoyunda bilinen ismimiz ile bir Platform kimliği ile çalışmalar yapmaktayız. Belirli zamanlarda çok geniş olmamakla birlikte buluşmalar gerçekleştiriyoruz. Gönlümüzden geçem o ki ilçemizdeki tüm amatör spor camialarının tek yürek olması. Ancak mevcut BİSK Başkanımız İASKF’deki en büyük görevi olan yeni kulüpler kurma, delegasyon kulüpleri kurmaya devam etmekte. Beykoz’da hiçbir aktivitesi olmayan, liglere dahil olmayan delegasyon kulüpleri var ki sen de onları iyi biliyorsun.

Benim buraya kadar yaptığımız görüşmeden çıkardığım şu ki son İASKF seçimleri bu işi gün yüzüne çıkarmış gibi ?

Aynı şeyleri tekrar edip durmak istemesem de bu görüşüne yüzde yüz evet diyorum, kesinlikle etkisi olmuştur. Bir önceki seçimde sadece birkaç oy Ali Düşmez karşısındaki adaya çıkarken, bu seçimlerde 34 Beykoz Delegesi biz sizin icraatlarınızı beğenmiyoruz demiş ve diğer isme yönelmiştir. Gerek seçimler öncesi gerekse de sonraki süreçte çok tatsız şeyler yaşandı, birçok asılsız ithamların muhatabı olduk. Ama biz doğru bildiğimiz yoldan dönmedik, düşünerek, tartışarak ve de tarafları yani adayları da dinleyerek bir karar verdik. Sonuçta seçimi mevcut yönetim bir kez daha kazandı, bizim için seçim o gün bitti. Benim için aslolan bu ülkenin gençlerine, zamanlarını, maddi manevi her şeylerini adamış insanlara, kulüp camialarına her türlü desteği vermeleri.

Peki Başkan bütün bu yaşanmışlıklar ortada iken 2017-18 sezonunda lig maçlarında bunun negatif yansımaları olmuş mudur, açıkça söylemek gerekirse muhalefet eden kulüplerin maçlarına bir etkisi olmuş mudur?

Ben böyle bir şey olduğu kanaatinde değilim…yalnız bu sezon maçlara çıkan hakemlerin çok kötü yönetimler sergilediğini de ifade etmek isterim. Bunu da zaten rastladığım her ortamda MHK Başkanına bizzat söyledim, kasıtlı olduklarını düşünmediğimizi ancak hakemlerin eğitimsiz bir görüntü çizdiğini ifade ettik.

Kulüplere değişik nedenlerden dolayı verilen cezalarda bir adaletsizlik söz konuşumu?

Bak burası tartışmaya açık…yaşanan olaylar ile ilgili ciddi ve derinlemesine bir inceleme yapılıp yapılmadığı konusu her türlü tartışmaya açık.

Sayın Başkan hep söylenir durulur da spor çocuk ve gençlerimizi gerçekten de kötü alışkanlıklardan, tuzaklardan kurtarabilmekte mi?

Biz öncelikle şunu bilmeli ve ona göre hareket etmeliyiz ki, bünyemizde spor yapan her bir çocuk ve gencin ileride profesyonel birer futbolcu, sporcu olmalarının mümkün olamayacağı gerçeğinin farkında olmalıyız.

Asli görevimiz ülkemiz için gerçekten de iyi yetişmiş, spor ahlakını almış, ülkesine bağlı ve seven, her ne koşulda olursa olsun –Önce Vatan- diyebilecek nesillerin yetişmesine katkı sunmak olmalı. Bu vesile ile de spor kulüplerinin çok önemli bir misyonları olduğu kanaatindeyim.

Sayın Başkan gerçekten de keyif aldığım bir sohbet oldu, umarım Beykoz İlçemizde her şey daha güzel olur, temiz tertemiz bir gelecek bizleri bekliyor olsun, Paşabahçe Spor Kulübüne ve de şahsına bundan sonraki yıllarda başarılar diliyorum, Allah gönlünüzce versin….

NOT / SOHBETİN EN DOĞAL HALİ / Yazı Dizimiz bu ilk röportajı yaklaşık 1 aya önce yapıldı ve sitemizde yer aldı. 

 

HABERİ YAZAN YAZARIMIZ: Haber Merkezi

avatar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

192.168.1.1 Router Admin Login