Perşembe , 1 Ekim 2020

TALİP ERCAN, ” ATIN ÖLÜMÜ GEZMEDEN OLSUN ! “

Günlük yaşantımıza iz düşmüş deyimlerden birisidir ” Atın ölümü arpadan olsun ! ” yani anlamını açacak olursak Bazı kişiler kendilerine doktor tarafından yasaklanmış yiyecekleri zararlı oldukları halde yerler, ölürsem öleyim, hasta olursam olayın umurumda değil düşüncesinde olma halidir bu…

Maalesef dünya ve de ülkemiz olarak yaşadığımız şu kritik günlerde dahi uzmanların, devletin en üst kademesinden verilen mesajlar ortada iken yaşanan bu dışarı çıkma, gezme çılgınlığına bir başka benzetme de bulamadım. Hadi bir başka deyiş ile devam edelim meramımızı anlatmaya…” Yolcudur Abbas bağlasan durmaz!

Ey Abbas kardeşim sen yolcu olmaya çoktan heveslisin de milleti o yolculuğa dahil etme be kardeşim…özellikle kahvehanelerin kapatılması sonrasında müthiş bir çöküntü yaşayan bir kesim var…bağlasan evde duramazlar, eee yılların alışkanlığı nedeni ile sigara dumanı altında geçen taş dizmeler, okeyler bilmem neler de ortada iken en çok öksürük yaşayanlarda bu kitle iken ne yapılabilir ki bu insanlara? son çare sokağa çıkma yasağı olacak gibi.

“Bana bir şey olmaz, olsa da kime ne?” mantığını güden bu tiplere maalesef Beykoz ilçemizde fazlası ile rastlamak mümkün….şu salgın hadisesi olduğundan beri vaktimin yüzde 95’i evde geçmekte, zorunlu ihtiyaçlar için dışarı çıktığımda sokak ve caddelerdeki insan kalabalıklarını görmek beni fazlası ile üzüp, düşündürmekte.

Mesela bugün Paşabahçe’deki evimden Annemin Alzaymır ilaçlarını eczaneden almak için dışarı çıktığımda toplu ulaşım aracına binmeden Beykoz’a kadar yürüdüm, Eczaneden ilacını kimliği karşılığında raporu da olduğundan kolayca aldım, Şahinkaya’daki eve gittim. Anneme belki de hayatımda ilk kez sarılmadım, elini öpmedim…ilaç ve ihtiyaçları bırakıp yine yürüyerek Paşabahçe’deki evime geri döndüm.

Meydanda ve sahil boyunca yüzlerce kişiye rastladım…hele genç bir karı koca ve 6-7 yaşlarındaki çocuğu ile sahilde güle oynaya yürüyüş yapma anlarını görünce daha da üzüldüm…hallerinden belli ki yavaş, yavaş güneşin tadını çıkararak !!! gezmekte idiler…yapmayın-etmeyin dostlar kendinize acımıyorsunuz bari o küçük yavrunuza acıyın…muhtemeldir ki ben onları geçtikten sonra karşılıklı birer sigara da tüttüreceklerdir…

Sosyal medya hesabımdan da geçenlerde paylaştım…yahu dostlar, kardeşlerim, hemşehrilerim evde kalmaktan ne de çabuk sıkıldınız…düşünün ki cezaevlerinde binlerce kader mahkumu var, iki duvar arasında uzun yıllar yaşamak zorunda kalan…yerin yüzlerce metre altında madende çalışan evlerine hasret madenciler var…denizlerde evlerine döneceği günü iple çeken geniş bir kitlemiz var…ne olurdu birkaç hafta evde kalsanız?

Eskiden yani benim gibi yaşı ellinin üzerinde olan,  ( Bu arada yaş oldu 52 bize de yasak tabii ki dışarı çıkmak…)  yaşıtlarının evde kaldığı günler hatırıma geldi…kar çok yağardı kışları dışarı çıkmazdık, hele ki akşam elektrikler kesilince mum ya da gazlı lamba altında isim, şehir, bitki, hayvan…oyunu oynardık…mesela abimle bankaların ismini yazarak yarışırdık, çeşitli bulduğumuz oyunlar oynardık. Ya şimdi? televizyonlar bilmem kaç kanal, her evde İnternet var, cep telefonları keza öyle…onlarca, yüzlerce seçenek ortada iken nedir yahu dışarı çıkma çılgınlığı?

Ey Abbaslar sizlere söylüyorum, bağlasan durmazlara …hele bir sokağa çıkma yasağı gelsin bakalım o zaman ne yapacaksınız? Ey sizlere söylüyorum Arpacılar, at ölür arpadan, hesap gelir sonradan…çıkma çıktıkça sıra sana gelecek ….tabii ki çok zorunlu hallerde çıkanları, meslekleri, işleri gereği çıkmak zorunda olanları bu düşüncelerimden ayrı tutuyorum…

HABERİ YAZAN YAZARIMIZ: Talip ERCAN

avatar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

192.168.1.1 Router Admin Login